Erganili Köşe Yazarlarımız
ANKET
Web Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz?
 
ÜYE GİRİŞİ
ANKET: Ergani İl Olabilir Mi?
ERGANİ İL OLSUN MU?
 
O Eski Günler / Anılar
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Sayısı
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün306
mod_vvisit_counterDün467
mod_vvisit_counterToplam734033
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 10 konuk çevrimiçi
Site İçi Arama

Hava Durumu

PostHeaderIcon Yeni Eklenenler

PostHeaderIcon En Çok Okunanlar

PostHeaderIcon HAYAT SÖZLÜĞÜ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Doğum ile ölüm arasındaki bu hayatın anlamı ve kapsamı dışında bir yaşanmışlık var mıdır? Hayatın açığa çıkmış, kutsanmış, yüceltilmiş enstantanelerin paralelinde köreltilmiş, söndürülmüş, kısırlaştırılmış vahşi yaşantılar da var (mı)dır?

Karmaşık, kararmış zaman dilimini görenler kim, ıssız sessiz ve belirsiz geleceklere endişelerini gömenler kim?  Ürperme, titreme; hayat boyu sürmeyen ama canlılık, sevinç ve tebessüm olgusuna anlam katan tecrübeler mi?

Hayatın bütününü sezmek, görebilmek mümkün müdür, erişilmez bir hayal midir?
Sanatkârlar sezdiklerini mi bize parça parça sunmakta, zevklerini mi paylaşmakta, yoksa hayatın tamamını sanata çevirmeye mi uğraşmaktadırlar?  Sanatkârlar güzellik teknisyenleri mi, güzellik manyetik alanında esir olmuş köleler mi?

Hayat’a Yaşam demek mümkün mü? 
Hayatta derinlik, hayatta sır, hayatta can vardır, canlılık vardır.
Yaşam kısır, dölsüz bir kelime. Yaşam; yaşamaya giydirilmiş bir gömlek. Desensiz, renksiz.

Hayata hayat katmak;
“bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Birini dirilten bütün insanları diriltmiş gibidir.” (Maide Süresi: 5/32)

"Biz gökleri yeri ve ikisi arasındakileri bir oyun ve bir eğlence olsun diye yaratmadık. Biz onları hak ve hikmetle yarattık." (Duhan suresi, 38–39. ayetler)


Hayat; Canlılık,  var olma, hür olma,  tatlı bir hareketlilik.  O hürriyet içerisinde mikro bir canlının dahi yaradılış hikmetine istinaden yaşama hakkı vardır. 

Hiddet, şiddet, terör; lanetli, kirli kelimeler. Hayat kelimesi içerisinde yerleri yoktur.
Hayat sözlüğünde kin, öfke sözcükleri sevimsiz ve iticidir.
“Hayat ne kadar acı. Hayat acımasız.”
Hayata iftira atan insanın içindeki şeytani esintidir. İnsandan doğma insandır o acımasız olan, hayata zehir katan,  masumları da yakan.
Hayat Sözlüğü’nün korsan baskısı piyasadan toplanmalıdır.
Hayat Sözlüğü bütün dünya dillerinde aynı kelimeleri barındıran tek lügattir. Çünkü insan her yerde aynı insandır, hayvan da her yerde hayvandır.

Hayat ile insan zaman sarmalı içerisinde yer ile gök arasında yolculuklarını sürdürecekler.

Hayat ile hayatımız arasındaki tenasübü, hayat ile sanat arasındaki ahengi, hayat ile yaşam arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlamak, yeniden kurmak lazım. Hayatımızı ilgilendiren en hayati konu budur.

Hayat Sözlüğünü arada bir okuyalım.

Son Güncelleme (Cuma, 04 Mart 2016 16:16)

 

PostHeaderIcon ERGANİ

Ergani

yapmacıksız yalansız

ilişkilerin izdüşümü

ana kucağı baba ocağı

anılar şehri

özlemin büyüyen adı

hüznün uzak resmi

hayata göz açma noktası

ilk nefes

en mavi gök görüntüsü

Güneydoğu’nun incisi

gönlümün ince sızısı

Osmanlı’nın Osmaniye’si

Dicle’ye hem yakın hem ırak

öyle bir şirin ilçe ki

al onu sevenlerinin kalbine bırak

Ergani

gerçekliğin içtenliğin

unutulmaz ilk sevginin

çağrışımı sihirli sözcük

ilk aşk kitabı ilk şiir

 

hücrelerimin içindeki şehir

>>> Şiiri Video olarak izlemek ve dinlemek için burayı tıklayınız!

 

Son Güncelleme (Pazartesi, 14 Mayıs 2012 18:21)

 

PostHeaderIcon SUSMAK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 


Susmak, edepten öte bir sanattır. Sabrı, empatiyi, muhasebe ve murakabeyi kapsayan bir sanat. Bir ahlâk disiplini. Dinleme sanatını da içeren bir iç eğitim.

Sessiz fırtına, yüreğe akan gözyaşları, derinliğin en derin yerinde sükût, susmak olgunun cevabıdır. Susmak; “etkisiz ve tepkisiz kalmak”tır diye tarif eden sözlükler yanılgı içindedir. Sessizlik ve sakinlik belki az daha yakın durur bir izah olabilir. “Sükût ikrardan gelir” deyişi yanlış bir algıdır. Susmak, sükût, sessizlik mana âlemine yönelten bir projeksiyon da olabilir. Hz. Ömer der ki; “ben derdimi ne dostuma söylerim, ne düşmanıma. Çünkü dostum üzülür, düşmanım sevinir. Beni en iyi bilen Rabbimdir.” Burada da susmanın asaletini görüyoruz.

Medeniyet güneşi peygamberimiz; “Az konuşmak imândan, çok konuşmak nifaktan” der. “Söz gümüş ise, sükût altındır” özdeyişi de var. Fakat biz susmanın başka boyutlarında seyr-ü sülük yapmak istedik. Benjamin Franklin; “Suskunluk her zaman bilgeliğin belirtisi değildir. Fakat gevezelik daima aptallığın belirtisidir” derken ne kadar haklıymış. Tecrübeler bunu bize öğretmiş olmalı. Ancak iyilerin, erdemli, onurlu insanların suskunluğu toplumu korkutmuyorsa, o toplum kendini sorgulamaktan uzaktır, felaketlere adaydır.

Susmak, ağzına kilit vurmak demek değildir. Susmak bir bakıma haykırmaktır. Susmak sabrın cidarında dolaşan bir görünmez fırtınadır. Bazen de hareketsiz bir engin deniz misali masmavi ve durudur. “Sus ya da susmaktan daha değerli bir şeyler yap” diyen Pisagor akıldan yoksun olmasa gerek. Yalnız burada önemli bir nokta var. Susturmak değil, susmak… İkisini karıştırdık mı felaket olur.  Susmakta bir nezaket, incelik ve derinlik vardır. Susturmak ise haksızlık, zulüm ve zorbalık kokar. Kabalıktır yani.  Ayrıca gönül suskunluğu, göz suskunluğu, akıl suskunluğu vardır ki, bu ayrı bir suskunluk, susmanın değişik bir versiyonudur.
Susmak estetik edanın zarif bir eylemidir. Bin konuşmadan evla bir dildir. Beyinle yüreğin, akıl ile sabrın ittifakıdır.

 

 

PostHeaderIcon Erganiden Görüntüler