Erganili Köşe Yazarlarımız
Naci GÜMÜŞ
Naci GÜMÜŞ
Müslüm ÜZÜLMEZ
Müslüm ÜZÜLMEZ
Eyyüp ARAS
Eyyüp ARAS
Osman Aközel
Osman Aközel
İlkay Yılmaz
İlkay Yılmaz
ANKET
Web Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz?
 
ÜYE GİRİŞİ
ANKET: Ergani İl Olabilir Mi?
ERGANİ İL OLSUN MU?
 
O Eski Günler / Anılar
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Sayısı
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün331
mod_vvisit_counterDün637
mod_vvisit_counterToplam705750
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 16 konuk çevrimiçi
Site İçi Arama

Hava Durumu

PostHeaderIcon Yeni Eklenenler

PostHeaderIcon En Çok Okunanlar

PostHeaderIcon KAR HATIRASI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 

  

  

 

 

Kar çiçekleri sıcak sıcak düşüyordu avuçlarıma

Hatıra kokuyordu, çocukluk günlerinden kalma

5 ocak 1965’te Ergani’de kar yağmıştı yüreğime

5 Ocak 2013’te yine Ergani’de kar, aynı drama.

 

 

 

Ergani Bagür Mezarlığında tanıdıklar daha çoktu

Çarşıda  pazarda sanki tanıdık, dost hiç kimse yoktu

Makam Dağı ihtişamını koruyordu, canlı duruyordu

Her taraf  eskiyi yutmuştu, hasret hüzün kokuyordu.

 

 

 

 

 

Bu kar çocukluk günlerinden kalma bir hatıradır

Mazi bende kabuk bağlamaz derin bir yaradır

Yarım asır saklanmış, hayallerle avunmuş

Büyümemiş bir ceylan, peşinde yağız bahadır.

 

 

 

Son Güncelleme (Pazartesi, 04 Şubat 2013 13:15)

 

PostHeaderIcon BEKLEMEK ve SABRETMEK

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 

Hüzün ve burukluğu, bu sessiz fırtına sağanağında acının derinliğine itmeli. Bedeninin ve ruhunun gerilmelerine, gel–git salvolarına aldırmadan beklemek ve sabretmek. Şems-i Tebrizi lisanıyla: “Gençliğimde aradığımı yaşlılığımda buldum. Ya ben erken geldim, ya sen geç kaldın vuslata, neylersin kader.” Ama Şems yanılıyor olabilir. Zira gelecek çok hızlı geliyor. “İnsan beklemeyi genellikle, artık bekleyecek bir şeyi kalmadığı zaman öğrenir” dese de Voltaire; beklemek sabır nöbetiyle son nefese kadar devam edecektir. Lakin bitmeyecektir. Son nefesten sonraki beklemeler; “kabirde beklemek, diriliş günü’nü beklemek, hesap günü’nü beklemek” beklemeleri sabırla nasıl sarmaş dolaş olacak sualine Yüce Yaradan Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!” (2/155 - Bakara) beyânıyla ışık tutuyor aslında.

Beklemek ve sabretmek. Sanki özdeş iki kelime. Hararetli bir sabır, beklemenin enerjisidir. Belki hoş bir mutluluğa, güzel bir sona götüren bir hal. Zihin karışırsa, kafa bulanırsa sabır lekelenebilir, hayal kırıklıkları yaşanabilir. Sebepsiz beklemeler, kararsız beklemelerse ziyandır. Geçen zamanı hiçbir maddi güç geri getiremez. Asil bir bekleyişte feryat yüreğe gömülmüştür. Acı gönülde gizlenmiştir. O süreçte dua kendine en iyi mecrayı bulmuş olmalı.

Beklemek ve Sabretmek acı gelse de, mükafatın sancısıdır. Meyvesi tatlı olacaktır. Başka zamanları, başka aktörleri beklersek,  buna tesadüfler ihtimalini eklersek beklediğimiz neyse gelmeyecektir. Çünkü beklediğimiz kendimiziz. Kendimizi beklemek doğru zamanda, doğru mekânda sabır örtüsü altında. Beklemenin mühleti anladığımız andır. Kendimize geldiğimiz demdir. Sabır gömleğini giymek umut yüklenmek, gelecekte güzel şeyler olacaktırı sezinlenmektir. Hayalleri süslemek, fenalıktan, tehlikeden uzak durmaktır biraz da. Kişinin amel ve niyeti ile orantılı bir süreçtir beklemek ve sabretmek.

Daha ötesini, ötesinin ötesini kurcalayan derinliğe düşmeden beklemek. Uçurumların kenarında,  fırtınalara açık alanda konumlanmak akıl emanetine ihanet olabilir. Sabır örtüsü altında beklerken düşünce yağmuruna tutulmak ihtimali de vardır. Fırtına eser, yağmur yağarsa direnme gücünü sabırla dost duadan almak çare olabilir. Ya çocuklar, geleceğin yükseliş unsurları, aile bahçesinin çiçekleri beklemeyi ve sabrı bilmiyorlarsa, öğretilmemişse; beklemek zor, sabır acı gelecektir. Huysuzluk, mutsuzluk o şirin varlıkları sarsacaktır. Yetişmeyi beklemek, olgunlaşmayı beklemek, kavuşmayı beklemek, sevgiliyi beklemek, sevdiklerini beklemek, emeğinin, alın terinin karşılığını beklemek sabrı öğretirse de; sabır öyle bir olgudur ki olgunluğun zirvesidir.

Son Güncelleme (Cumartesi, 25 Nisan 2015 23:04)

 

PostHeaderIcon Erganiden Görüntüler