Erganili Köşe Yazarlarımız
ANKET
Web Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz?
 
ÜYE GİRİŞİ
ANKET: Ergani İl Olabilir Mi?
ERGANİ İL OLSUN MU?
 
O Eski Günler / Anılar
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
  • Ergani- Güneydoğunun İncisi
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Sayısı
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün335
mod_vvisit_counterDün467
mod_vvisit_counterToplam734063
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 80 konuk çevrimiçi
Site İçi Arama

Hava Durumu

PostHeaderIcon Yeni Eklenenler

PostHeaderIcon En Çok Okunanlar

PostHeaderIcon ST. PETERSBURG İZLENİMLERİ VE DİCLE VAKİTLİ GECELERDE YAZILANLAR

Yeni yayımlanan “St. Petersburg İzlenimleri Ve Dicle Vakitli Gecelerde Yazılanlar” kitabında; “Güneş, yaşam iksiri olan altunî ışığını evrene sunarken ayrımcı davranmaz; dağlara, denizlere, ülkelere, kentlere, canlı cansız tüm varlıklara cömertçe sunar ışığını, yaşama kaynaklık eder. Bizler, güneş ışınlarının hayat verdiği değişik coğrafyaları gezip toplumları gözlemleyerek muazzam bilgiler ediniriz ve bu bilgileri paylaşınca da bilgi dağarcığımızı, birikimimizi katmerleştirerek zenginleştiririz” diyor Müslüm Üzülmez.

Üzülmez söylediğini yerine getiriyor yayımlanan kitabında.Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) dağıldıktan sonra Rusya’nın St. Petersburg (Leningrad) kentine gidişlerini ve bu gezilerde tuttuğu notları edindiği bilgilerle harmanlayıp zenginleştirerek kaleme almış olduğu izlenimlere yer vermiş ağırlıklı olarak.Leningrad’daki Kürdoloji çalışmaları ve Abidin Dino’nun Leningrad Film Stüdyoları’ndaki yaptığı çalışmalarda bu geziler dâhilinde anlatılmış. Devamında ise değişik zamanlarda ama çoğunlukla doğup büyüdüğü coğrafyadaki mekânlara, sergi ve toplantılara, tanıdığı insanlara ve okuduğu bazı kitaplara dair yazdığı yazıları gönlünden gelen sese kulak vererek kitabına eklemiş. Bu nedenle oluşturulan seçkinin ismini “St. Petersburg İzlenimleri Ve Dicle Vakitli Gecelerde Yazılanlar” bırakmış.

Kitapta yer alan yazılar;Mekânlar, Sergi ve Toplantılar, İnsanlar, Kitaplar başlıkları altında dört kısımda toplanmış. Mekânlar kısmında St. Petersburg, Finlandiya, Çüngüş ve Ergani gezilerine dair izlenimlerini; Sergi ve Toplantılar kısmında “Her Dil Tarihin Arşividir” Sergisini, “Ali Emîrî Efendi ve Dünyası” Sergisini, Prof. Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Nimet Özgüç’ün Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca verilen 2010 Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün elinden alışlarını; İnsanlar kısmında Prof. Dr. Halet Çambel, Av. Erdinç Uzunoğlu, Nadir Akyıldız, Hüsnü Güzel, Şerif Bayram, Amed Spor Kaptanı Şehmus Özer gibi tanıdığıve sevdiği insanların vefatları nedeniyle duygularını; Kitaplar kısmında ise Diyarbakır Türküsü (Mehmet Mercan), Ana Esas Duruşa Geç (Kamil Sümbül), Kemal Yamak Kenan Evren ve Ben (Süleyman Güney), Medreseden 5 Nolu’ya Nuri Yoldaş (Arzu Demir), ‘E TİPİ HİLTON’ Diyarbakır Zindanı (İsa Tekin), JAR (Kemal Varol), AMED Erdnîgarî-Dîrok-Çand (AmedTîgrîs-Yildiz Çakar), Efsaneler ve Gerçekler (Misbah Hicri), “Puç Oldum!” (Vedat Çetin), Yüz Yıllık Ah! Toplumsal Hafızanın İzinde 1915 Diyarbekir (Adnan Çelik-Namık Kemal Dinç), Tarih Nasıl Yazılır (Paul Veyne), Barış Yüzleşme Müzakere (İsmail Beşikci) gibi okuduğu ve bir kısmınında yazımına katkı sunduğukitaplarla ilgili düşüncelerini anlatmış. Örneğin Petersburg/Leningrad izlenimlerinde; “Petro, bataklık üzerine bu kenti kurdururken önceleri ahşap malzeme kullanılmış, ancak çıkan yangınlar nedeniyle Rusya’nın başka yerlerinde taş bina yapılması yasaklanmış, ne kadar taş ustası varsa hepsi buraya getirtilmiştir. Kente gelen her gemi ve taşıma aracının taş getirmesi zorunlu kılınmış ve savaş esirleri köle gibi çalıştırılarak kan ve gözyaşı karışımıyla taştan bir kent yaratılmıştır. ‘St.Petersburg, inşa edilişi sırasında etin taşla cayır cayır imtihan edildiği şehir olmuştur.’ 1712 tarihinde Rusya’nın başkentini Moskova’dan St. Petersburg’a taşımış olan da yine Çar Petro’dur. St. Petersburg bu tarihten itibaren Çarlık Rusya’sına 200 yıl başkentlik yapmıştır. Yani tarih ve politikayla hep iç içe olmuştur.”; Diyarbakır Cezaevi ile ilgili yazılmış bir kitap hakkında ise; “Diyarbakır’ı hep sevmişimdir, rüyalarımı süsler. Anılarımda renkli, güzel bir yeri vardır. Diyarbakır Cezaevi ise tam tersine rüyalarımı zehirler, ‘hatırladıkça hançerlenir yüreğim’. Bu nedenle, cezaevinde yaşadıklarımı, gördüklerimi, duyduklarımı unutmadım, unutmayacağım!” diye yazmaktadır.

Kısacası Üzülmez, “St.Petersburg İzlenimleri Ve Dicle Vakitli Gecelerde Yazılanlar” kitabında mekânlar, insanlar ve kitaplar,anlamak isteyenlere çok şey anlatır diyor.

Künyesi:

Müslüm Üzülmez, St.Petersburg İzlenimleri Ve Dicle Vakitli Gecelerde Yazılanlar, Asmaaltı Yayınevi, Ekim 2017-İstanbul, 340 sayfa.

İletişim:

e-posta.................: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Tel.......................: 0(537) 401 92 21

Adres…………..: Merkez Mah. 9. Sok. No:19/2  Bağcılar/İstanbul

1 Kasım 2017 tarihinde

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kitap/857598/St._Petersburg_izlenimleri.html

 

yayınlandı.

Son Güncelleme (Perşembe, 02 Kasım 2017 18:26)

 

PostHeaderIcon NACİ GÜMÜŞ’TEN YENİ BİR KİTAP: GÖNÜL IŞIĞI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Türkiye Yazarlar Birliği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı  Ergani doğumlu Şair ve yazar Naci Gümüş’ün Gündoğan/Sam Yayınları tarafından edebiyat dizisi arasında Ağustos 2017 de yayınlanan yeni kitabının adı: GÖNÜL IŞIĞI.

168 sayfadan oluşan bu kitaptaki metinlerin büyük bir kısmı ülkemizin seçkin sanat ve edebiyat dergilerinde, bir kısmı da “Gönül Sitesi” isimli web sitesinde yayınlanmış düşünce yazıları ve edebi metinlerdir. Bu incelikli metinler duyumsamalarımızı, dokunmalarımızı hissettiren cümlelerden örülüdür. Düşünmeyi öğreten, düşünmenin gücünü gösteren, kelime ve cümlelerin tesirini, yazma ahlakını ifade eden edebi metinlerdir. 'Gönül  ışığıyla aydınlanır kafalar. Hani Mevlânâ; “içinde ışık bulunmayan gönül, gönül değildir” demişti ya. Bu itibarla gönül dünyamızı aydınlatan “Gönül Işığı” adını aldı kitabımız. Bu ışıkla baktık pencerelerden. Bu ışıkla yıkandı ruhumuz, aydınlandı kafamız. Gönül ışığıdır ki yürekleri ferahlatan, dimağı aydınlatan,  merhamet ve şefkat duygularını besleyen. Bedenin gıdası yiyecek içecek, ruhun gıdası dua ve ibadet ise üç boyutlu yaşamanın, mutluluğu hazırlamanın yolu gönül ışığıyla kafayı aydınlatmaktır' diyor yazarı.

‘Duru Düşünceler ve Yüksek Ruhlu İnsanlar” başlıklarını taşıyan  İki bölümden oluşan elli yedi yazıdan ibaret bu kitapta “Yüksek Ruhlu İnsanlar”, “Gül Medeniyeti”, “Gül Aydınlığında Gönül Sitesi”, “Tebessüm”, “Kutlu Muştu”, “Sanat”, “Özel ve Güzel”, “Zirvedeki Hayat”, “Gönül Işığı, Kafa Aydınlığı”, “Hayat ve İnsan”  gibi latif başlıklar altında özgün metinler yer almaktadır. Ayrıca Yunus Emre, Mehmet Niyazi-i Mısrî ve Sezai Karakoç gibi kutlu âşıkların, farklı bir bakış açısıyla sanat ve düşüncelerinin tahlil edildiği bölümleri okuyunca bu yüksek ruhlu şahsiyetlere hayranlığımız ve saygımız bir kat daha artacaktır. Unutulan, yeni nesillerin bilmediği millet sevdalısı önder bir eğitimci olan Vedide Baha Pars’ın örnek meslek hayatını anlatan bir metnin yanı sıra “Bir Asırlık Hasretin Gölgesinde, Edebiyatçılarımız Konuşuyor, diyorlar ki;” başlığı altında klasik edebiyatımızın ünlülerinin pek bilinmeyen yönleri literatür taramasıyla hazırlanarak bu eserde anlatılmıştır.

Okuma ve yazmanın önemini açığa çıkaran, duru düşüncelerden oluşan edebi metinler oluşmasına azami özen gösterilmiştir. Yazılar son 15 yılda meydana gelmiş, alın teri, göz nûru bir emeğin mahsulüdür.

Son Güncelleme (Pazar, 10 Eylül 2017 21:14)

 

PostHeaderIcon HATIRALARIN ÖTESİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 9
ZayıfEn iyi 

Hatıraların ötesinde

Bir dağ biliyorum sırtında efsanevi sarnıçlar

Tepesinde bir türbe

Günün ilk ışıkları buseler kubbesini

Dağa bir hilal çizer

Kasabaya selam eder


Kaybolmuş hatıraların eskimiş albümünde

Toprak damlı kerpiç evler ve dut ağaçları

Zerdali sarısına nar rengi karışmış

Dere dere parsellenmiş bir tablo darmadağın

Acının kederin fukara elbisesiyle gezindiği

Biçilmiş ekin tarlaları seriliyor önüme

Tırmıklardan kaçmış başak taneleri

Harman diplerinde buğday habbeleri

Nafaka kokusuyla manzara manzara

Çerçeveleniyor anılarımda...


Dağ mağara tepe ve türbe

Gül bahçe, mevlid ve kandil

Ocak ve ateş, masal ve efsane

Hâf’ızın kavalı

İsmail Hakkı Ozan’ın sesi

Bursalı askerin her gün okuduğu hep aynı şarkı

Köklenen gül tarlalarının inşirahı

Bir hüzün bir buruk gibi

Geçmişle gelecek arasında düşüyor bir zaman boşluğuna

Beynim bozbulanık bir nehir sanki.


Türküler maniler

Akostik armonisiyle arkaik bir tını

Gül kalıntıları betonarme binalar altında

Pekmezli tahin, karlı pekmez

Gül şurubu yayık ayranı biyan şerbeti

Şimdi sadece buruk bir hayal, tatlı bir anı...

Naci GÜMÜŞ

Son Güncelleme (Pazar, 04 Ekim 2015 02:11)

 

PostHeaderIcon Erganiden Görüntüler